2011-04-11

VMware Player ve 3D hızlandırma

Daha önceVirtualbox'da bu konuyu incelemiştim. Şimdi sıra VMware'de.

VMware, bir süre önce ürün gamına VMware Player'i ekleyerek güzel bir iş yapmıştı. Bu sayede VMware Workstation gibi lisanslı yazılımlarla yaratılan sanal makinelerin, bu lisansa sahip olmayan ev sahibi makinelerde de çalıştırılması mümkün olmuştu. Ama VMware Player yeni bir makine oluşturamıyordu. Şimdi bu sorun da ortadan kalktı. Artık VMware Player ile yeni sanal makineler yaratıp çalıştırabiliyoruz. Bu niye önemli? VMware Player ücretsiz!

Sanal makinelerde 3D hızlandırma olayını bir de VMware Player'da denemek istedim. VMware'in bu konuda biraz daha başarılı olduğunu hep duyuyordum. Ama bir süre önce masaüstü sistemlerde Virtualbox kullanmaya başladığımdan VMware ile uzak düşmüştüm.

VMware Player'i kurduktan sonra hemen bir Windows XP sanal makine oluşturdum. Ancak "Play virtual machine"e tıklar tıklamaz bilgisayarım kendini tekrar başlattı. Bunu kaç kere ve nasıl denersem deneyeyim hep aynı şey oldu. Uzun uğraşlar sonucunda bunun sebebinin bir süre önce bilgisayarımın anakartını değiştirmek olduğunu anladım. İşletim sistemi kurulumumu, BIOS'daki VT-x ayarı etkinken yapmıştım. Ancak anakartım arızalandığı için garanti kapsamında değiştirilmişti ve yeni gelen anakartın VT-x ayarlarını hiç kontrol etmemiştim. Varsayılan olarak bu özellik etkin gelmiyordu. Etkinleştirdiğimde bu sorunu aşmış oldum.

Sanal Windows XP'yi kurduktan sonra VMware Tools'u da kurmak istedim. Ama VMware Player ile VMware Tools gelmiyordu. Kurmak isteyenler için VMware Player bunu kendisi anında internetten download edebiliyordu. Ama işyeri ağımızda bunu otomatik olarak bir türlü download edemedi.


Bunun üzerine neler yapılabileceğine bir baktım ve aynı sorunu yaşayan bazı kişilerin VMware Workstation'ı download ettiklerini, ve içinden VMware Tools'u çıkardıklarını gördüm. Aynı yoldan giderek VMware Tools'un Windows ve Linux için sürümlerini bu paketten çıkarttım. Aynı sorunu yaşayanlar için kolaylık olsun diye buraya koyuyorum:

vmware-tools-linux-7.1.4-385536.7z (Rapidshare, 101 MB)
vmware-tools-windows-7.1.4-385536.7z (Rapidshare, 32 MB)

Bu sorunu da hallettikten sonra DirectX diagnostic programını denemeye koyuldum. Önce DirectDraw testlerini yaptım. İlk testin sonucu aşağıdaki gibi başarılıydı.


Daha sonra Direct3D testlerine geçtim. Ancak Direct3D 7 yüzeyleri için kübün yüzeyleri bembeyazdı. Bu testi daha sonra birkaç kez tekrarlamama rağmen sonuç değişmedi. Ama başka bir bilgisayarda bunu çalıştırdığımı hatırlıyorum.


Direc3D 8 ve 9 yüzeyleri için sonuçlar aşağıdaki gibi başarılıydı.



VMware sonuçta daha başarılıydı. VMware Tools'un 3D desteğini etkinleştirebilmek için güvenli kipte açmaya falan da gerek kalmıyor. 3D desteği, Virtualbox'a göre daha fazla FPS sağlıyor. Virtualbox, ekran kartı belleğini seçme şansı veriyor. 8 MB ile 128 MB arasında bir değer seçebiliyoruz. VMware böyle bir seçim sunmuyor. Ama 3D desteği etkinleştirilmiş bir sanal makinede ekran belleği 128 MB'tı.


2011-04-07

OpenSSH'a özel anahtarla bağlantı

Elimizde çalışan bir openssh sunucumuzun olduğunu varsayarak bu sunucuya bir sertifika ile bağlanmak için gereken adımları anlatacağım.

Bu yönteme her yerde şifresiz giriş deniyor. Yani girişte kullanıcı adınıza ait bir şifre kullanmayacaksınız. Ama biraz sonra değineceğim gibi, aslında tamamen şifresiz bir bağlantı çok da tavsiye dilen birşey değil.

Önce Ubuntu server'a, sertifika ile giriş yapmasını istediğimiz kullanıcı ile giriş yapalım. Daha sonra OpenSSH ile gelen ssh-keygen'i çalıştırıp kendimize bir sertifika oluşturalım.

metin@ubuntu:~$ ssh-keygen
Generating public/private rsa key pair.
Enter file in which to save the key (/home/metin/.ssh/id_rsa):
Created directory '/home/metin/.ssh'.
Enter passphrase (empty for no passphrase):
Enter same passphrase again:
Your identification has been saved in /home/metin/.ssh/id_rsa.
Your public key has been saved in /home/metin/.ssh/id_rsa.pub.
The key fingerprint is:
75:34:fe:7f:68:48:e7:d2:fe:73:03:66:c8:a9:a7:88 metin@ubuntu

ssh-keygen'i hiçbir parametre vermeden çalıştırdığınızda yukarıdakine benzer bir çıktı olur. Önce mavi ile işaretlediğim satırlarda profil klasörünüzün altında .ssh klasörünü (gizli) yaratarak genel anahtar (public key) ve özel anahtarlarınızı (private key) varsayılan olarak bu klasöre kaydeceğini bildirir. Daha sonra kırmızı ile işaretlediğim satırlarda özel anahtarınızı kriptolamak için bir passphrase sorar. Bunun 4 karakterden uzun olması gerekir. Ama boş da geçebilirsiniz :)

Ardından yeşil ile işaretlediğim satırlarda da genel anahtarınızın .ssh/id_rsa.pub dosyasına, özel anahtarınızın da .ssh/id_rsa dosyasına kaydedildiğini belirtip anahtar parmak izini yazarak sonlanır.

Özel anahtarınızın sadece sizin erişebileceğiniz güvenli bir yerde saklanması ve uzaktan güvenli bağlantı yapacağınız sırada erişebileceğiniz bir yerde olması gerek. Bunu sunucuda bırakmamak gerek. Genel anahtarınızı ise genel erişime açık herhangi bir yerde bırakabilirsiniz. Asimetrik şifreleme tekniklerine göre birisinin sadece genel anahtarınıza erişmesi sakıncalı bir durum değildir. Genel anahtarınızı, OpenSSH sunucuda ilgili kullanıcı profilinin altında .ssh klasöründe authorized_keys ve authorized_keys2 dosyalarında saklanmalı. ssh-keygen bu bilgiyi ida_rsa.pub'ya kaydettiği için şu komutları kullanabiliriz

cd .ssh
mv ida_rsa.pub authorized_keys
cp authorized_keys authorized_keys2

authorized_keys2 dosyası authorized_keys dosyasının aynısı olmalı. Daha güvenli olan ssh2 protokolü authorized_keys2 dosyasını dikkate alıyor. ssh1 protokolüne izin vermiyorsanız authorized_keys dosyasına ihtiyacınız olmayabilir.

Uzaktan bağlantı yapacağınız bilgisayar Windows ise openssh client olarak grafik arayüze sahip PuTTy'yi kullanabilirsiniz. Ama bunun için önce özel anahtarımızı putty'nin kullanabileceği formata dönüştürmemiz gerek. Bunun için kullanılabilecek araç puttygen. Önce puttygen ile özel anahtarı yükleyip (File>Load Private Key) daha sonra da onu tekrar ppk formatında kaydetmek gerek.



Daha sonra putty'yi kullanarak soldaki menüden Connection>SSH>Auth kısımna gelerek "Private key file for authentication" bölümündeki Browse'a basarak bir önceki adımda yaratılan ppk dosyasını göstermek gerek.


Eğer Linux'tan bağlanacaksanız bu dönüşümü yapmanıza gerek yok. Sadece openssh-client paketini yüklemiş olmanız gerek. Bir terminal penceresi açarak buraya

ssh -i .ssh/ida_rsa username@computername

yazmanız yeterli olacaktır. Elbette çoğu durumda buraya başka switch'ler de yazmak gerekir. Örneğin port yöneldirmesi yapmak için -L switch'ini, standart 22 portunun dışında başka bir port kullanmak için -p switch'ini kullanabiliriz. Bu durumda

ssh -i .ssh/ida_rsa -p 7022 -L 9999:computername:25 username@computername

komutuyla uzaktaki computername bilgisayarına 7022 ssh portundan (sunucu üzerinde ilgili ayarın yapılmış olması gerek) bağlanıp, yerel bilgisayardaki 9999 portunu uzak bilgisayardaki 25 portuna yönlendirebiliriz. Bu son yazdığım satır bize çok önemli iki şey sağlıyor:
  1. İnternet üzerinden uzaktaki herhangi bir bilgisayara güvenliği olmayan bir bağlantı ile bağlanmak zorunda kalmıyoruz. Her türlü TCP bağlantısını güvenli ssh kanalından yapabiliriz.
  2. Uzaktaki bilgisayarın herhangi bir servisine erişmek için firewall üzerinde çok sayıda port açmaya gerek yok. Sadece ssh portu (bizim durumda 7022) açmak yeterli. Bundan sonra her türlü port yönlendirmesini yapabiliriz.
Her eve lazım.

2011-04-05

Bu iş çok can sıkıcı olmaya başladı

Blog'lara erişim yine yok. Digiturk'ün birkaç blog'u hedefleyen davası, bütün blog'ların yasaklanmasıyla sonuçlandı. Bu konuda daha önce defalarca yazmıştım. En son yazımda yasakların kalktığı yönünde bir haberi paylaşmış ve sevinmiştim. Lakin bu kadar iyimser olmaya gerek yokmuş. İnternet Teknolojileri Derneği (INETD) başkanı Mustafa Akgül'ün şu yazısında belirttiği gibi yasak genişleyen bir karalisteyle devam ediyor.

Herşey, LigTV yayınlarını yasal olmayan yollardan izleme konusunda yol gösteren birkaç blog'a Digiturk'ün savaş açmasıyla oldu. Mahkeme, birkaç blog'u engellemenin "etkili" olmayacağına kanaat getirerek IP adresi bazında bir yasaklamaya gitti! Evet, okuyunca saçma gelse de durum bu. Şu anda bloguna blogadiniz.blogspot.com adresinden değil de, kendi adresinizden, örneğin benim gibi blog.ozmener.net adresinden ulaşıyorduysanız bu şu anda mümkün değil. DNS üzerinden erişilebilir IP adreslerine yönlendirme de bu sefer olmuyor, karşınıza Google çıkıyor. Bu sebeple ben de blogumu bubenimbilisimdunyam.blogspot.com adresinden açmaya başladım. Ne biçim yasak bu?

Mustafa Akgül blog'unda Diyarbakır Savcılığı, Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesi ve BTK hakkında suç duyurusunda bulunmuş. Ayrıca söz konusu karara itiraz etmek isteyenlere şablon metinler de paylaşmış. Bu konuda mağdur olanların bir girişimde bulunması gerekiyor.

08.Nisan.2011 Not: Dün başka bir blog'da farkettim ki bu yasak kalkmış. Bugün itibariyle ben de blogumu yine blog.ozmener.net adresinden yayınlamaya başladım.

2011-03-24

Ubuntu'ya Firefox 4 (ve üstünü) kurmak

Microsoft'un IE9'u duyurması ile birlikte Mozilla Vakfı da Firefox 4'ü piyasaya sürdü. IE9, Microsoft'un her zamanki tarzının dışına çıkmış görünüyor. O eski "Kendi tarzımı ben belirlerim, ben internet dünyasının bir numarasıyım" modundan çıkarak ayakları yere basar bir şekilde kullanıcı eğilimlerini doğru değerlendirip popüler trende yönelmiş. En azından 7 ve 8 sürümlerinde yer almayan bir "Download Manager" akıl edebilmiş. IE'nin bir türlü ısınamadığım o eski hantal ve yorucu tarzı 9. sürümde daha akıcı bir arayüze dönüşmüş. Piyasadaki diğer browser'ların beğenilen özelliklerine benzetmeler yapılmış. Bence Download Manager için kısayol olarak Ctrl+J'nin seçilmiş olması bile (Firefox'ta yıllardan beri kullanılan ve Google Chrome'un da uygulamasıyla neredeyse standartlaşan kısayol) Microsoft açısından büyük bir başarı! Bunun yanısıra Google Chrome'a benzer şekilde menü çubuğu ve durum çubuğu olmadan, daha az düğmeye sahip bir arayüz ile Firefox'a benzer büyük "Geri" düğmesi ve durum çubuğunun olmaması Microsoft'un diğer browser'ların varlığını kabul ettiğinin bir göstergesi. Eskiden başka bir browser'dan import bile yapmaya tenezzül etmezken şimdi diğer browser'lar doğrudan import yapabiliyor olması biraz "terbiye olduğu" izlenimini uyandırdı bende :)

Bir sürü yenilikle gelen Firefox 4, görsel arayüzünün ayırt edici öğesi olan "Firefox Menu Button" sadece Windows için tasarlanmış gibi görünüyor. Linux'ta benzer bir işlev olabilir, ama görsel olarak benzerlik yok.

Windows

Linux

Halen Ubuntu 10.04 kullandığım için, Ubuntu'nun adeti olarak Firefox 4.0 kullanmak istiyorsam 11.04'e upgrade etmem öneriliyor. Ama internette bulduğum bir yöntem ile Ubuntu 10.04'e de Firefox 4'ü kurabildim. Uyguladığım adımlar şöyle:

Önce "ppa:mozillateam/firefox-stable"ı Software Sources'a eklemek. Bunu shell'den şu şekilde yaptım:
sudo add-apt-repository ppa:mozillateam/firefox-stable
Ama grafik arayüz tercih edenler için System>Administration>Software Sources'ı açtıktan sonra Other Sources sekmesine gelerek Add butonuna bastıktan sonra ppa:mozillateam/firefox-stable da yazabilirdim. Bazı kaynaklarda ppa:ubuntu-mozilla-daily/ppa'ı eklemekten bahsedilmiş. Ben denediğimde bu bana Firefox'un beta sürümü olan Minefield'i kurdu. Bu benim istediğim birşey değildi.

Bu işlemi grafik arayüzle yaptıktan sonra zaten kendisi bir yenileme yapacak. Eğer shell'den yapıyorsanız bunu elle
sudo apt-get update
şeklinde yapmak gerek. Ardından kurulumu yapmak için shell'den şunu yazdım:
sudo apt-get install firefox-4.0 (*)
(*) 22.Nisan.2011 Not: firefox-4.0 paketinin yerini firefox almış. 4.0'dan sonraki sürümlerin kurulumu için firefox-4.0 değil sadece firefox yazın
Eğer grafik arayüz kullanıyorsanız Update-Manager'de görülen update'lerin en altında firefox-4.0'ü bulabilirsininiz. Bunun dışındaki tüm update'lerinizi yaptıysanız sudo apt-get upgrade de yapılabilir. Ama düzenli olarak her çıkan update'i yüklemiyorsanız bu yöntem sizi yüzlerde megabyte'lık bir download yapmak zorunda bırakabilir.

Herşeye rağmen Firefox özellik zenginliği içinde benim favorim. Yüksek oranda özelleştirilebilirlik ve tutarlılık arayanlar için Firefox hala bir numara!

http://www.libre-software.net/how-to-install-firefox-on-ubuntu-linux-mint
ftp://ftp.mozilla.org/pub/firefox/releases/
http://www.mozilla.org/en-US/firefox/channel/

2011-03-15

Blog'uma dokunma!

Milliyet' gazetesindeki şu habere göre artık blogger.com'a erişim serbest. Digiturk'un şikayeti üzerine mahkeme tarafından blogger.com'a engelleme kararı ile en azından 3 aydır blog'lara erişim engelleniyordu. Topu topu 4-5 blog sebebiyle bütün ülke olarak bloglardan feragat etmek zorunda bırakılmıştık. Bu konudan daha önce şu yazımda bahsetmiştim. Ve sonunda bu yasak da kalktı.

Habere göre İstanbul Bilgi Üniversitesi'nden Doç. Dr. Yaman Akdeniz tarafından yapılan başvuru sonucunda söz konusu 5 blogun yayında olmaması ispatlandıktan sonra mahkeme bilirkişinin kararını onayarak erişimi engellemeyi kaldırma kararı vermiş. Yapımda ve yayında emeği geçenlere teşekkürler!

Umarım bundan sonra başka saçma sebeplerden dolayı gereksiz yasaklamalarla karşılaşmayız.

2011-03-01

Spor aktivitenizde yardımcı GPS araçları

Yürüyüş, koşu veya bisiklet. Bu sporları yapanlar bugünlerde bir de GPS tabanlı bir aletten yardım alıyorlar. Gittikleri yerleri kaydetmek, sport aktivitelerinin bir kaydını tutmak (ortalama/azami hız, kalp atışı oranı vs.) için bu tip cihazlar artık yaygın olarak bulunabiliyor. Ancak bunu mobil telefonunuza yükleyebileceğiniz bazı küçük yardımcı yazılımlarla da yapabilirsiniz.


Daha önce bir yazımda bir çok mobil telefon (Symbian, Windows Mobile, iPhone ve Blackberry) üzerine kurulabilen SMap yazılımından ve bu yazılımın web sitesi www.sanoodi.com'dan bahsetmiştim. SMap'a alternatif iki yazılım daha buldum. Bunlardan Sports Tracker yazılımı daha işlevsel ve grafik arayüzü daha başarılı bir yazılım. Yüklemek için Nokia'nın Ovi Mağazasına bağlanmanız gerek. Merak etmeyin, ücretsiz!


Yukarıdaki ekranda Ovi.com'da yapılan "sport tracker" aramasının sonucunda çıkan uygulamalar görünüyor. Bunlardan ilki, söz konusu yazılımımız. Buradan cep telefonunuza programı gönderebilirsiniz. Sanıyorum burası programı download edebileceğiniz tek yer. Aşağıda program çalışırken alınan bir ekran görüntüsü var.


Benzer özelliklerinin yanısıra bu programın farkı da nabzınızı gösteriyor olması. Peki bunu nasıl yapacak? Örneğin şu sayfada görülebileceği gibi göğse takılan ve kalp atışlarınızı algılayan bir sensör aracılığıyla bu bilgi bluetooth bağlantısı üzerinden telefonunuza aktarılabiliyor. Mükemmel!

Bir alternatif de Endomondo olabilir. Bu yazılımı da yine Ovi üzerinden edinebilirsiniz (yukarıdaki aramada ikinci sırada listelenmişti). Bu yazılımın da benzer özellikleri var.


İlgili bağlantılar:
Nokia Active Set : http://www.slashgear.com/nokia-n79-active-with-bluetooth-heart-rate-belt-1430375/
Sports Tracker : http://www.youtube.com/watch?v=8d5obHFyJXw
Zephyr's Bluetooth : http://runningdigital.com/2010/06/01/zephyrs-hxm-bluetooth-heart-rate-monitor-review/
Ivan's Blog : http://ivaninphotography.wordpress.com/2011/03/08/cycle-ride-8th-march-%E2%80%9911/

2011-01-28

Ethernet kartının arızasının tespiti

Bilgisayarın birinde ethernet kartı çalışmıyordu. Nedeni incelemek istedim. Önce ethernet kartının MAC adresi bana biraz garip göründü. Daha önce hiçbir MAC adresinin FF:FF ile başladığını görmemiştim. MAC adresi üreticisini sorgulamak için kullandığım şu sayfa da bana böyle bir şey olamayacağını söyledi. Sonra elimdeki kayıtlara bakarak bu bilgisayarın ağ kartının MAC adresinin ilk zamanlarda FF:FF ile başlamadığını gördüm. Eskiden 00:03 ile başlıyormuş. Windows'un ayarlarında bu değişime sebep olacak birşey bulamadım. Ama bir de bir linux dağıtımı ile duruma göz atmak istedim.

Elime geçen ilk live CD Lubuntu ile bilgisayarı açtım. İlk olarak
ifconfig -a
ile bilgisayardaki ağ arayüzlerini listeledim. Bilgisayarda iki ethernet kartı vardı ama ifconfig çıktısında arızalı kartla ilgili birşey listelenmedi. Arından lspci ile PCI veriyolundaki cihazları listeledim. Burada iki ethernet kartı için çıkş vardı, ama sorunun kaynağına götürcek önemli bir bilgiye rastlamadım.

$ sudo lspci -s 01:08.0 -v
01:08.0 Ethernet controller: Intel Corporation 82801BA/BAM/CA/CAM Ethernet Controller (rev 03)
    Subsystem: Intel Corporation Device 3013
    Control: I/O+ Mem+ BusMaster- SpecCycle- MemWINV+ VGASnoop- ParErr- Stepping- SERR+ FastB2B- DisINTx-
    Status: Cap+ 66MHz- UDF- FastB2B+ ParErr- DEVSEL=medium >TAbort- <TAbort- <MAbort- >SERR- <PERR- INTx-
    Interrupt: pin A routed to IRQ 11
    Region 0: Memory at fe9ee000 (32-bit, non-prefetchable) [size=4K]
    Region 1: I/O ports at de80 [size=64]
    Capabilities: [dc] Power Management version 2
        Flags: PMEClk- DSI+ D1+ D2+ AuxCurrent=0mA PME(D0+,D1+,D2+,D3hot+,D3cold+)
        Status: D0 PME-Enable- DSel=0 DScale=2 PME-
    Kernel modules: e100

Bundan sonra da dmesg ile çekirdek mesajlarına baktım. İlk kullandığım filtre eth ile birşey bulamadım. Daha sonra ethernet kart(lar)ının kullandığı kernel modülü (driver) adı e100'ü kullandım.
$ dmesg | grep -i e100
[    0.147376] pci 0000:01:08.0: Firmware left e100 interrupts enabled; disabling
[    0.147414] pci 0000:01:0a.0: Firmware left e100 interrupts enabled; disabling
[    2.453617] e100: Intel(R) PRO/100 Network Driver, 3.5.24-k2-NAPI
[    2.453630] e100: Copyright(c) 1999-2006 Intel Corporation
[    2.454160] e100 0000:01:08.0: PCI INT A -> Link[LNKE] -> GSI 11 (level, low) -> IRQ 11
[    2.475976] e100: 0000:01:08.0: e100_eeprom_load: EEPROM corrupted
[    2.499144] e100 0000:01:08.0: PCI INT A disabled
[    2.499187] e100: probe of 0000:01:08.0 failed with error -11
[    2.499663] e100 0000:01:0a.0: PCI INT A -> Link[LNKG] -> GSI 11 (level, low) -> IRQ 11
[    2.523051] e100 0000:01:0a.0: PME# disabled
[    2.567253] e100: eth0: e100_probe: addr 0xfe9ef000, irq 11, MAC addr 00:02:b3:98:7f:08
Ve burada anahtar bilgiye ulaştım! Yukarıda kırmızı ile işaretlediğim yerde bir EEPROM bozulmasından bahsediyor. Demek ki MAC adresinin FF:FF ile başlamasının sebebi de buymuş. Böyle bir bilgiye Windows ile (üçüncü parti araç kullanmadan) asla ulaşamazdım. Bu, daha önce de başıma gelmişti. Bazen önemli bir donanım bileşeninin arızası bilgisayarın düzgün çalışmasını engelliyor. Ancak Windows bunu doğru bir şekilde haber vermiyor. Ama linux dmesg kayıtları bu iş için süper!

Bu ethernet kartı on-board olduğu için değiştirme şansım yok. EEPROM'u tekrar programlama şansım var mıdır acaba? Google amca'ya sormak gerek...

Ek (22.08.2011)
Denemedim ama Linux tarafında bir yarabandı çözümü varmış.
/etc/modprobe.d/options
dosyasına
options e100 eeprom_bad_csum_allow=1
satırını ekleyince ve ardından
sudo update-initramfs -u
yapınca çalışacakmış.